Genel

Sınırda 270 bin Mehmetçik ve Irak’ın Mustafa Kemal Paşa’sı!

Arslan Bulut’un 21.04.2006 tarihli yazısıdır.

Amerikan işgal kuvvetleri, birkaç haftadan beri yeniden Telafer’e yüklendi.

Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargahını geçici olarak Şırnak’a kurduğu ve 270 bin Mehmetçiği bölgede konuşlandırdığı haberleri televizyonlarda yayınlandı. Necati Özgen ve Nejat Eslen gibi emekli generaller, bu harekatın, psikolojik, stratejik ve taktik açıdan çok önemli olduğunu belirtiyor.

Bildiğiniz gibi ABD’nin Irak’taki 150 bin askeri var. Barzani’nin ordusu ve PKK ile birlikte hesaplanırsa Irak’taki ABD ordusu da 270 bin kişi sayılabilir! Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ta gerçekte neler olduğunu çok iyi bildiğine dair kuvvetli emareler de var.

ABD ile İran arasında atışmalar sürerken, Telafer’de CIA peşmergeleri ile birlikte İran destekli Bedir Kuvvetleri’nin de bulunduğu bize gelen bilgiler arasındadır! Buna nasıl bir anlam vermek gerekir, henüz net bir yorum yapamıyorum! İran, bu konuyu Türk kamuoyuna nasıl açıklar bilmiyorum!

İran, Güney Irak’a da hakim oluyor! Yürekli çıkışlarından dolayı çok takdir ettiğim Mukteda Es Sadr’ın bile İran yörüngesine girdiğine dair haberler geliyor. Oysa Sadr, Türkiye’ye sıcak bakıyordu!

Diğer taraftan Irak’taki direniş örgütünün, “dünyanın en güçlü asimetrik savaş yapan ordusu” niteliğine kavuştuğu, hatta Mustafa Kemal Paşa’nın direniş modelini uyguladığı da ilan ediliyor.

Irak Demokrat Türkmen Partisi Sözcüsü Kasım Ömer, Telafer’de katliam yapanların, ABD askerleri arasında bulunan CIA timleriyle, CIA peşmergeleri olduğunu söylüyor ve 300 bin nüfusu bulunan Telafer’de 150 bin kişinin şehri terk ettiğini, 30 bin eve her gün 3000 ABD askeri ve 5000 peşmerge-Bedir milisleri tarafından baskınlar yapıldığını bildiriyor.

Irak Türkmenlerine göre, Abbasi döneminden beri Irak’ın yönetiminde Türkmenler her zaman etkin olmuştur. Direnişte de Türkmenlerin rolü önemlidir. Direniş, Saddam yakalandıktan sonra daha da güçlenmiştir.

Iraklı Türkmenlerin 1920’deki direnişi “Hareketi Kemaliye” adı ile örgütlenmişti. Bugün de Irak’ın Kuvayı Milliye Hareketi, aynı ilkelerle Amerikalılara Irak’ı dar etmektedir.

Telafer’de bir Türk gazeteci, bir Türkmen kadına soruyor:
-Kocan nerede?
-Cephede!
-Cephe nerede?
-Cephe her yerde!
Görüldüğü gibi, direniş, Mustafa Kemal Paşa’nın “Hattı Müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır” stratejisine göre sürdürülüyor. Samarra’ya saldırdığı gün, Irak’ın 75 noktasında Amerikalılara cevap verildi! Çuval hadisesinden 6 gün sonra Telafer’de Baas Partisi bürosundaki Amerikan karargahına girildi. Bu olayda Amerikalılar 26 ölü, 250 yaralı verdi. Musul’da 5 Türk polisi vurulduktan 6 gün sonra Ömer adında, 23 yaşında, yeni evli bir direnişçi, Gazvani askeri karargahına polis kılığında girdi, “30 ölü, 60 yaralı” açıklaması yapıldı. Ölü ve yaralıların toplam sayısı 150 idi.

ABD kuvvetlerinin peşmergeler arasından yetiştirdiği infaz ekipleri ile irtibatı ise Guam’da yetiştirilen CIA peşmergeleri sağlıyor. Irak İçişleri Bakanlığı’na bağlı “kelle koparma ekipleri”ini CIA, MI6 ve Mossad yönlendiriyor. Direnişçilerin de infaz ekipleri var. Irak’a Türkiye’den uçak benzini taşıyan Türk şoförler de direnişçiler tarafından öldürülüyor.

PKK’ya C-4 veya A-4 patlayıcıları ABD ordusu veriyor.

Telafer, petrol ve doğalgaz yatağı, Irak tahılının yüzde 90’ını üreten bir tahıl ambarı, Suriye ve Irak’taki iki Kürt bölgesi arasında tampon bölge, Irak, Suriye ve Türkiye arasında düğüm noktası olması ve ABD ve İsrail’in kuzeye sarkmasının önünde sed oluşturması sebebiyle Türkiye açısından çok büyük önem taşıyor.

Kasım Ömer’in araştırmalarına göre Mustafa Kemal Paşa, 15 Nisan 1920 anlaşması ile İdrisi Sunusi’yi Irak’a kral yapacaktı, anlaşmaya göre halifelik Türkiye’de kalacak, herkes kendi milli kurtuluş mücadelesini verecek ve kurtuluştan sonra konfederasyona gidilecekti. Ancak Irak’ta İngilizler hakim olunca bu plan gerçekleşmedi.

Osmanlı’nın Ortadoğu stratejisi, Nusaybin, Deyrezur ve Telafer üçgenini kontrol altına almaya dayanıyordu. Bu üçgene hakim olan devletin Ortadoğu’ya hakim olacağı öngörülüyordu. Emperyalizm, bu üç stratejik noktayı üç ayrı ülkeye, Türkiye, Suriye ve Irak’a bıraktı. Telafer çözülürse, sıra Suriye ve Türkiye’ye gelecek!

Irak Demokrat Türkmen Partisi sözcüsü Kasım Ömer, bir süre önce “Telafer Çanakkale’dir” demiş ve bu söz basında yankı bulmuştu ama bana göre Telafer, Irak’ın aynı zamanda hem Samsun’u, hem İnegöl’ü dür! Irak’ın Mustafa Kemal’i kim onu bilmiyorum! Fakat bir Türkmen olduğu söyleniyor!

Arslan Bulut – 21.04.2006 – Yeniçağ

Önceki İçerik

2011 Türkiye İç Savaş Raporu

Rank Mann-Whitney U Testi
Sonraki İçerik

Rank Nedir? Nasıl Hesaplanır?

Yorum Yok

Görüşünü bildir

Alıntı

Alıntı

Alıntı; İbrahim AY'ın paylaşımında fayda gördüğü harici içerikleri paylaştığı sanal kullanıcıdır.