Genel

Sehven

Sehven (şehven değil) yanlışlıkla demektir. Bu kelimeyi çokça duymaya başladık ve daha da duymaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

Güncel yaşantımızda bu ifadeyi çokça duyduğumuz bazı haber örnekleri şöyledir.

2. Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Harp Okulu dönem birincisi Kara Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin kullandığı cep telefonu, gözaltına alındıktan  sonra polis tarafından bilirkişi incelemesi yapılmadan önce açılarak rehberine 139 adet telefon numarasının ‘SEHVEN’ yüklendiği, polisin tuttuğu tutanakta ortaya çıktı.

Şantaj ve askeri casusluk soruşturmasının tutuklu sanığı Emekli Albay İbrahim Sezer’in telefon dökümlerine, Rus ajanı ve kadın satıcısı olduğu iddia edilen Vika isimli kadın adı ile ‘Vika’ya uğrayacağım’ ifadesinin eklendiği, Polis ise ifadenin ‘SEHVEN’ tutanağa girdiğini belirtti.

Pekgüzel’in ‘Dosyaya ‘SEHVEN’ koydum’ dediği ve itirafta bulunduğu bu belgeyi kendisinin yazdığını itiraf etmiş ve bunun dava dosyasına ‘SEHVEN’ girdiğini açıklamıştır.

Engin Zorba isimli şahsın kullandığı telefon konuşmalarının ‘SEHVEN’ Kerinçsiz’in yaptığı telefon konuşmasıymış gibi yazıldığının anlaşıldığı, CD’deki fotoğraf konusunda da ‘131 nolu CD’nin içeriğindeki resim ve fotoğraflarda görülen Kemal Alemdaroğlu’nun soy isminin bahse konu tutanağa Kerinçsiz olarak görevlilerce ‘SEHVEN’ yazıldığı belirtildi.

Gölcük Donanma Komutanlığı’ndaki aramalarda Balyoz davasıyla ilgili ele geçirilen 2003 tarihli bir belgenin tespit tutanağına ‘SEHVEN’ 2008 olarak yazıldığı ortaya çıktı.

Yapılan incelemede listenin 8. sırasında kayıtlı 11 adet sis kutusunun 12 adet olduğu, 11 adet olduğunun ‘SEHVEN’ yazıldığı anlaşılmıştır.

Delillerde sehven hata yapılabiliyorsa da masumları tenzih ederek yazıyorum; -sehven darbe yaptık, -silahları sehven gömdük, -falanca ile sehven tanıştım, -sehven bombaladım, -sehven öldürdüm, -sehven ne ya! gibi savunmalar zanlılar için geçerli olmamaktadır. Bununla beraber sehven yıllarca hapis yatıp beraat eden de vardır, suçlu olup sehven serbest bırakılan da.

Görüldüğü üzere bu ifade genellikle resmi yazışmalarda tercih edilip güncel hayatta pek kullanmadığımız kelimelerdendir. Sakarlık edip bir arkadaşımızın bardağını, tabağını kırdığımızda, kusura bakma yanlışlıkla oldu deriz, kalbini kırdığımızda da özür diler, istemeden oldu deriz, sehven oldu demeyiz. Bir gece kulübünde zil zurna sarhoş olup hiç tanımadığımız biri ile sabahladığımızda ise pardon sehven oldu diyemeyiz ama bir nebze yüzsüzlük mevcutsa şehven oldu diyebiliriz.

Bu gibi durumlara düşmemenin ilk kuralı ciddi olmaktır. Gayriciddi çalışmalarımız sonucunda yaptığımız sehvenler, zaman içinde kasıtlı ve şehven yapıldığı algısını rahatlıkla doğurabilir. Olumsuz sonuçlar doğuracak her davranışımızın bedelinden ‘sehven’ oldu diyerek kaçamayız. İşyerimizi zarara uğratacak bir antlaşmaya imza atarsak, patronumuz bize sehveni gösterir. Bunların yanı sıra insanlara sehven suç isnat edemez, sehven yalan yanlış delil oluşturamaz ve sehven görevimizi ihmal edemeyiz, TCK 257. maddesine göre yaptırımı vardır.

Sehven dediğimizde bunun inandırıcılığı da çok önemlidir. Eşini aldatan bir kişinin veya tecavüzcünün veya hırsızın, fiili sehven işlediğini söylemesi gibi öyle sehven savunmaları vardır ki küçük ibo bile inanmaz. Bu tip durumlar “sehven ….” gibi sehven küfürlere gebedir.

Bu yazıyı neden yazdığımdan emin değilim. Sehven yazmış olma ihtimalim vardır. Zaten yazımda bir hata varsa emin olun sehvendir. Sehvensiz günler dilerim.

Sağa eğimli çan eğrisi
Önceki İçerik

Veri Dönüştürme

Sonraki İçerik

Ananıda Al Git!

Yorum Yok

Görüşünü bildir

İbrahim AY

İbrahim AY

Daha fazla bilgi için Hakkında