Genel

Rahat Uyu

Dedelerinin gücü dirisine yetmedi, torunları ölüsüyle uğraşıyor.

Atatürk; Hz. Muhammed’in sahtekâr, yalancı hatta Baphomet olduğuna inananlar ile dinlerarası diyolağa girerek Vatikan şakşakçılığı yapmadığı için midir ki bazı yalancı sahtekâr kalemlere hedef olmaktadır.

Bu kalemler şu günlerde, Atatürk niye camii yaptırmamıştır, adına neden camii yapmamışlar gibi yalanlar ile topluma zehir enjekte etmeye çalışmaktadırlar. Bu tip saçma yazıları okuyup inanma eğilimdeki arkadaşlarımız, Tokyo ve Paris camilerinin yapımında Atatürk’ün katkısı olduğunu,1 yine Atatürk’ün Mihallıççıklı Emir Çavuşu Ali Metin aracılığıyla 5 bin lira gönderip, Yunanlılar`ın işgal sırasında yakıp yıktıkları, imkânları olmadığı için Mihallıççıklıların yaptıramadığı kasabanın tek camisini yeniden yaptırdığını2, Kartal-Soğanlık’ta, Mardin Kızıltepe’de, Bitlis’te, Karşıyaka’da, Büyükçekmece’de3 ve Van Özalp’te4 Atatürk adı verilmiş camilerimizin olduğunu bilsinler.

Bu yazıları yazan elemanlar metni kaleme alırken, “falancaya sorduk yok dedi” şeklinde yazıyorlar ki “ben demedim o dedi” diye kıvırabilsinler. Anlayacağınız ya araştırmazlar ya da bilseler de doğrusunu yazmazlar. Çünkü ilgili yazılar veya yazı dizileri maksatlıdır ve psikolojik harp aracı olarak kullanılmaktadırlar. Bu örnekleri açık açık yalan söyledikleri için verdim, yoksa benim kıstaslarım bunlar değildir. Zira bu kafalar Napolyon’un, 2. Wilhelm’ın ve hatta Hitlerin Müslüman olduğuna inanların güncel sürümlerine aittir. Bugün size komik geliyor belki ama tarihte bu strateji ile aldatılan ahmaklar yüzünden çok Müslüman toprağı tecavüze uğramıştır.

Anlaşılacağı üzere maksat yüce milletimiz ile ulu önderimiz GAZİ Mustafa Kemal Atatürk arasındaki bağı kopararak, şeyhlerinin, hocalarının, efendilerinin dolayısıyla da Atatürk ve millet düşmanlarının saçmalıklarına müptela zihniyetler devşirmektir. Dünün vatan hainlerini bugün karşımıza mukaddes şahsiyetler olarak lanse etmeye çalışan zevatlar, nihai amaçlarına asla ulaşamayacaklarını bildikleri için kudurmuşçasına Atatürk’e saldırmakta ve hakaret etmekten çekinmemektedirler. Bunların dedeleri de böyleydi. Şapka giyince gâvur olurlar, saltanat gidince de dinleri ellerinden giderdi. Mandacı olan bu muhteremler başkomutanlık için mecliste oy verirken, ‘nasıl olsa Mustafa Kemal bu işi başaramaz biz de kurtuluruz’ diye veriyorlardı. Gün gelip Atatürk meclis kürsüsündeki kara örtüyü atana kadar da bu hayalle yaşıyorlardı. Yine adam olmadılar saltanat kalkmasın diye ayak dirediler. Atatürk’ün işi yok bu armutlarla mı uğraşsın. “Efendiler, millet egemenliği eline almıştır. Bunu anlamayanların kafaları kesilir” deyince yola geldiler. İşte bu sözde dinci geçinen zevat, kelleyi koltukta hissedince dinini minini unutanlardır. İdam fermanlarına rağmen milli mücadeleye önderlik eden Atatürk bunların ne mal olduğunu elbette çok iyi biliyordu. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın inşallah.

Ulusumuzun, Allah kelamını az da olsa anlaması için Kuran’ın Türkçeye tercüme edilmesi bile bu tiplerin dedelerinin rahatını bozmuştur. Çünkü artık Allah adına daha az yalan söylemek zorunda kalmış, kendi menfaat ve çıkarları için Allah adını eskisi gibi bol bol kullanamaz olmuşlardır. İnsanların namaza Türkçe çağrılmasını hazmedemeyip, camilerde el açıp Türkçe dua edenler düşünce-eylem tutarsızlığı göstermekte, Türküm demekten özellikle korkmakta, Türk-Türkçe düşmanlığı ve Arap-Arapça hayranlığı göstermektedirler. Bu zihniyettekiler yobaz oldukları gibi halkı ve kendilerini cahilliğe sürükledikleri için kimin açtığı belli olmayan içtihat kapısını kapatmak zorunda kalanların torunlarıdırlar. Bunlar dünde vardı, bugünde varlar.

Unutmasınlar ki bizde varız, millette var. Bu millet yüce bir millet olduğu için Mustafa Kemal’i var. Atatürk’ü var.

Bu tipler, gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda günümüzün Ali Kemal’leri olarak kaşımızdadırlar. Ayrıca halkın dini duygularını istismar ederek çıkarları doğrultusunda kullanmayı da iyi bilmektedirler. Milleti ile el ele Yunan’ı def edip Megali İdea’ya dur diyen, İngilizlerin hesaplarını bozup Lloyd George’u hükümetinden eden, Amerika, Fransa, İtalya ve diğer tüm işgalci güçlere pes dedirten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekleştirdiği Kemalist devrimler, bazı kan emicilerin ruhbanlıklarını ellerinden almıştır ve bu sesler bu kuyruk acısına aittir.

İşgalci İngiltere hükümetinde bu cahil cühela takımından biri başbakan olsa idi, yenilgi sonrası Atatürk’e etmediği hakaret o günde kalmazdı? O işgalci emperyalist zihniyet bile istifa ederken bakın ne diyordu: “Arkadaşlar yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelirdi.”

Okuyun! Tarihe adını yazdırmış liderlerden, gâvuru olsun Müslüman’ı olsun Atatürk’ü nasıl yâd ediyor, bunlar nasıl yâd ediyor. Kimin daha gâvur olduğunu anlarsınız.

Bunların dertleri hilafet ise gelmeyecektir. Saltanat ise kurulmayacaktır. Laik Türkiye Cumhuriyeti yaşamaya devam edecektir. İran’da ki Amerikan oyunları Trakya ve Anadolu’da sökmeyecek, Türk ulusu, din kisvesine bürünmüş Emperyalist elemanlara, Lawrence’lere biat etmeyecektir. Atatürk’ü kalplerden sökmeye güçleri yetmeyecektir.

Tarih, sizinle hem fikir değildir ve sizi yazmaya tenezzül bile etmeyecektir. Sizler ve kutsiyet yakıştırdığınız şahsiyetler tarih sahnesinden silinip giderken, Atatürk adı kalmaya devam edecektir. Atatürk ile uğraştığınız yetmez gibi, İslam’ı yeryüzünden silmek için çalışan Vatikan ve misyonerleri ile işbirliği halindesiniz. Ne diyeyim. Size de, size bakan körlere de Allah akıl fikir versin.

MATLAB Önyüz
Önceki İçerik

MATLAB İle Yapay Sinir Ağı Uygulaması

Kaddafi ve Hitler
Sonraki İçerik

Libya Gerçeği

Yorum Yok

Görüşünü bildir

İbrahim AY

İbrahim AY

Daha fazla bilgi için Hakkında