Genel

Pamukoğlu Kitlesi Bu Mu?

Kent Gazetesi yazarlarından Fatma Sibel YÜKSEK “Paşam, Allah aşkına sus!” başlıklı bir yazı kaleme almış. Kendince eleştirisini yapıyor. Gelgelelim bu yazara ağzı alınmayacak tehditler, küfürler, hakaretler… Yazarda “İşte Pamukoğlu kitlesi bu” diyor ve Pamukoğlu’na atıfta bulunuyor. Kızmış tabi haklı olarak anladık ta Pamukoğlu’nun suçu ne?

Bu yazımı bu yüzden kaleme aldım ve bir kitlenin varlığına dikkat çekmek istedim.

Osman Pamukoğlu’nun siyasete atılması çok kişiye dert oldu. HEPAR Avrupa Konseyi Azınlıklar Raporu’nda dahi durdurulması gereken bir hareket olarak gösterildi ve hükümetten gereğinin yapılması istendi. Evet Evet! Bildiğiniz Avrupa Konseyi Azınlıklar Raporu’nda var bu. Hala duymadıysanız duyun. Okumadıysanız okuyun. Pamukoğlu sırf “misyonerlik faaliyetlerine son verilmesi” uyarısında bulundu diye; “bu çalışmalara son verilmediği taktirde, bir sabah Ayasofya’da Müslümanları sabah namazı kılarken görebilirsiniz” dedi diye yusuf, yusuf yusufluyor Avrupa. Amiyane oldu biraz ama gerçek bu.

Bu yazımda AB Fonları ile beslenen medyadan ve kalemlerinden değil başka bir kesimden bahsedeceğim. Bu kesim çok yakında ve tek bir amacı var! Pamukoğlu’nun adını karalamak!

Bugüne kadar kim Pamukoğlu’nu eleştirdiyse bu kesim hortladı. Kuşaklı’dan Kekeç’e, Kütahyalı’dan Altaylı’ya kadar e-postalar ile yazarlara küfür etti, hakaret etti ve hatta tehdit etti. Bu kesimin tek amacı, Pamukoğlu’nun başlattığı halk hareketine karşı, hemen her kalemi cephe aldırmaya çalışmaktır. Öyle ki yazarların ilgili yazılarını dahi okumaya gerek duymazlar. Nereden biliyorum derseniz Vedat Kuşaklı’nın bir yazısına tehdit postaları gelmişti oradan biliyorum. Konu hakkında ki detayları buradan okuyabilirsiniz.

İşte bu kesim şöyle bir başlığına bakarlar, üşenmezlerse bir iki satırını da belki okurlar. Sonra ki eylemleri bu yazarların e-postalarını bulmak olur. Bundan sonrasını şöyle tahmin ediyorum ki kendilerine üç-beş hatta üşenmezlerse 10-15 tane posta hesabı açarlar ve yazarlara küfür, hakaret ve hatta tehdit içerikli yazılar yazarlar. Yazarı eleştirmek için aklıselim postalar gönderilse de bahsettiğim bu etki ajanlarının postaları her zaman göze batmaktadır. Netice de yazarların, eleştirme güdüleri kısa süreliğine saldırma güdüsüyle yer değiştirebilmektedir. Hatta kızıp bu eleştirileri yazılarına ekleyerek “İşte Pamukoğlu kitlesi bu” diyebilmektedirler. Daha önce de Pamukoğlu kitlesinden ölüm tehdidi aldıklarını yazanlar oldu.

Pamukoğlu, bu tip konulardan daha önce de mağdur olmuştur. Örneğin kendisinden bağımsız, Pamukoğlu severlerce açılan bir forum sitesinde bir üye “özür diliyoruz kampanyası” na oy verenlerden bazılarının isimlerini yayınlamış bir diğer üyede “yazın, yazın, bir gün hesap soracağız, bu isim listesi lazım olacak” anlamında bir cevap yazmıştı. Bu mevzu, büyük bir medya organının bir yazarı tarafından köşesine taşındı. Ancak araştırmaya, sorup soruşturmaya üşenen bu yazar, bu siteyi Pamukoğlu’nun sitesi diye gösterdi. Hâlbuki bu sitenin Pamukoğlu ile doğrudan alakası yoktu. Bu haberden sonra bakıldı ki saçma bir şey yüzünden Pamukoğlu’nun adı karalanıyor, site ve forum kapatıldı. Daha geçtiğimiz iki aya kadar da Genel Merkez’in duyurusu ile internette Pamukoğlu adına açılan fesbuk gibi ortamlarda ki bütün yapılanmalardan kapatılmaları rica edildi. Hemen hepsi kendini kapattı ya da adını değiştirdi.

Buna rağmen hala internette bahsettiğim kitle, başta fesbuk olmak üzere “Hain yazara haddini bildirelim”, “Paşamıza küfretti”, “e-posta yağmuruna tutalım, haddini bilsin” vs gibi galeyana getirici postalar atmaktalar. Yazarlar elbette eleştirilecek, eleştirilmelidir de. Ancak yazar ne kadar kendini bilerek veya bilmeyerek yazsın, okuyucunun üslubu Pamukoğlu kitlesine uygun olsun. Sadece HEPAR’lı arkadaşlar değil, bütün siyasi partilerimizin seçmenleri, yazarları eleştirsin ama bu işi üslubunca yapsın. Birbirimizi yemek için değil geliştirmek için yazalım. Biz halkız ve buradayız diyelim. İyi yazanı da eleştirelim, kötü yazanı da. O kadar çok eleştirelim ki bu etki ajanlarının postaları okyanusta damla kalsın.

Her ne kadar internet başında ulusalcılık oynama zamanı değilse de yazmadan da olmuyor.

Gazetevatan Hanefi Avcı'dan çok vahim iddialar
Önceki İçerik

Hanefi Avcı'dan İddialar

Sonraki İçerik

Pamukoğlu'nun Kadıköy Mitingi

Yorum Yok

Görüşünü bildir

İbrahim AY

İbrahim AY

Daha fazla bilgi için Hakkında